Kullanc Girii
Kullanc Ad ? ifre ? Beni Hatrla !
Ana Menü
Etkinlik Takvimi
Son AyEyl 2014Sonraki Ay
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30
Bugün
Giriş
Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Sosyo-Kültürel Yapı

KAPADOKYA''DA SOSYO-KÜLTÜREL YAPI


Kapadokya''nın sosyo-kültürel yapısı çerçevesinde; bölgenin el sanatları, düğün-doğum gelenekleri, folklorik özellikleri ele alınmaktadır.

Kapadokya''nın Folklorik Özellikleri

Kapadokya''nın folklorik özellikleri bağlamında, dilin kullanımındaki yöresel farklılaşma ve yerel ağızlara, yöresel edebiyata, geleneksel müzik ve halk ozanlarına, yöresel yemeklere, özel gün ve festivallere değinilecektir.

1) Dilin Kullanımında Farklılaşmalar ve Yerel Ağızlar

Kapadokya yöresi dil ve anlatım bakımından İç Anadolu Bölgesi''nin özelliklerini taşır. Yerel ağız, gelişme sürecinde geçirilen yönetsel ve toplumsal değişimlerden, bunların etnik yapıda doğurduğu karışımdan izler taşır. Halkın kullandığı dil, kurallı Türkçe''den bölgesel ağız olarak farklılaşır. Ses bilgisi (fonetik) bakımından, halkın kullandığı dilde temel ünlü (vokal), ünsüz (konsonat) seslerin, farklı vurgu ve tonlamalarından kaynaklanan çeşitleri bulunmaktadır. Dolayısıyla halk dilinde 20 ünlü, 43 ünsüz harf tespit edilmiştir.

Yörede dil benzeşmesi güçlüdür. Yapılarının özelliği itibarıyla ses benzeşmesine uymayan kimi ekler de yerel ağızda dil benzeşmesinin etkisinde kalır. Örneğin, var-ıhan (var iken), doku-han (dokurken). "İdi, imiş, ise, ki" ekleri de benzeşmeye uğrarlar. "İle" edatının ses değişmesi ve hece kaymasıyla oluşmuş "ına, inan, nan" gibi bir bölümü ya da tümü ekleşmiş türleri de ses benzeşmesine uymuştur. Örneğin, şonun-ına (şunun ile), dam-ınan (dam ile).

Yerel ağızda ünlü değişimleri ünsüzlerin ünlülere etkisiyle oluşur. Kalın ünlülerin incelmesi, ince ünlülerin kalınlaşması, düz ünlülerin yuvarlaklaşması, yuvarlak ünlülerin düzleşmesi, geniş ünlülerin daralması, dar ünlülerin genişlemesi şeklinde gerçekleşen değişmeler yaşanır. Örneğin, serhoş (sarhoş), goley (kolay), temam (tamam), urat (rahat), övel (evvel), mötüre (metre), melmekat (memleket), ihdiyar (ihtiyar) gibi.

K/g değişimi en bilinen ünsüz değişimidir ve yörede yaygındır. Ünsüzler yönünden görülen başlıca değişimlere örnekler şunlardır: K/ğ değişimine örnek: Nağadar (ne kadar); K/h değişimine örnek: Yahar (yakar), çıhar (çıkar), bahacan (bakacaksın); Ç/ş değişimine örnek: ileşberlik (rençberlik), ağaşlar (ağaçlar); R/l değişimine örnek: Gali (gayrı), belaber (beraber); R/n değişimine örnek: Teknar (tekrar), soğna (sonra); V/ğ değişimine örnek: Duğar (duvar), cuğap (cevap).

Akınlamak (sevdalanmak), çılgısız (şımarık), alamaç (alev), endek (aşağı, adi), koğşak (yumuşak), navrat (surat, yüz) vb. ifadeler yöreye özgü örneklerdir.


Ancak son zamanlarda tüm yöresel ağızlarda yaşanan anonim yapıdaki kelime üretiminin kısırlaşması süreci bu yörede de yaşanmaktadır. Yöresel ifadelerin anonim kullanımları yok olmaya başlamıştır.



2) Yöresel Edebiyat

XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşmeye başlayan Türkmenler, Kapadokya''da kültürel yaşamı, özellikle de edebiyatı önemli ölçüde etkilemişlerdir. Edebi ürünler halk şiiri ve efsanelerdir. Yörede halk şiirinin Bektaşi geleneğinin bir türevi olduğu söylense de bu henüz kanıtlanabilmiş değildir. Kapadokya''da XX. Yüzyılda yaşamış olan halk ozanları Aşık Yahya (Sertbakan) ve Aşık Şuayip Şahin''dir. Türk halk müziği sanatçısı Refik Başaran da bölgede yetişmiş, Türkiye''nin tanınmış simalarından biridir.

Yöresel efsaneler arasında en önemlisi Hacı Bektaş-ı Veli''ye ilişkin efsanelerdir. Hacıbektaş ilçesinin etrafında bulunan bütün tarihi yapılar için efsaneler mevcuttur. Başka bir efsane yeraltı şehirleri ve peribacalarına ilişkindir. Avcılar Kasabası da adını peribacaları efsanesinden alır. Yeraltı şehirlerinde devlerin yaşadığı anlatılır, birbirine açılan odaların kapılarındaki değirmentaşı büyüklüğündeki sürgüler bunun kanıtı olarak görülür. Başka bir efsane de Özkonak''ta Belha Manastın''na adını veren Belha Efsanesi''dir.

3) Geleneksel Müzik ve Halk Oyunları

Uzun ve kırık hava grubunda yer alan türküler yöreye özgü türkülerdir. Uzun hava grubunda yer alan türküler çoğunluktadır. Bu türküler herhangi bir enstrüman eşliğinde söylenebildiği gibi salt sözlerle de ifade edilebilmektedir.

Kırık hava grubundaki türküler ise daha çok düğünler, oturak alemleri gibi eğlence ortamlarının müziğidir. Yörede türkülere eşlik eden enstrümanlar bağlama, zilli maşa, tef, klarnet, davul, zurna, kaval ve cümbüştür.

Geleneksel halk oyunları sınıflandırmasında Kapadokya, Türkiye coğrafyasında Halay grubunda yer alır. Halay karakteristiğinde sergilenen oyunlar ağırlama, üçayak, şenola, cezayir, düzleme, hoş bilezik, leblebi, temurağa, ayvadibi, reyhan ve naridir.

4) Yöresel Yemekler

Kapadokya mutfağı yörede yetişen ürünler etrafında gelişmiş bir mutfaktır. Bu coğrafyada tarımsal ürünlerin çok çeşitli olmaması mutfağı ve beslenme alışkanlıklarını etkilemiştir. Yemeklerde kullanılan malzemeler ağırlıklı olarak yörede yetişen patates, mercimek,   kabak,   buğday,  nohut,   fasulye  gibi  ürünlerden  oluşmaktadır.  Aynı  zamanda pekmezin yaygın kullanıldığı görülmektedir. Tahıl (un) ve etten oluşan yemek çeşitleri yöre halkının damak zevkine uygun düşmektedir.

Büyük yerleşimlerin bir bölümünde, kırsal kesimin tümünde kışlık yiyecekler yazdan hazırlanır. Hazırlıklardan en önemlisi bulgur kaynatmadır. Bulgurun hazırlanışı kullanım biçimine göre iki türlüdür. Soku denilen büyük taş dibeklerde dövülerek kabuğu çıkarılan nispeten iri taneli bulgura "düğü", ince kırılmış bulgura "pıtpıtı" denir. Diğer hazırlıklar pekmez yapımı, şıra kaynatma, meyve-sebze kurutmadır. Meyvelerin ince dilimlere ayrılıp kurutulmasına "kak" adı verilir. Bunlar kışın komposto vb. yapımında kullanılır. Başka bir hazırlık, turşu ve yufka ekmek yapımıdır. Üzüm ve pezek denen pazı, özgün turşu türleridir. Küplere doldurulan üzümlerin üzerine şıra konarak bozulması önlenir. Yufka ekmek yapımı, yardımlaşmaya ihtiyaç duyulan bir hazırlıktır. Kadınlar bir araya gelip her gün bir ailenin ekmeğini hazırlarlar.

Geleneksel mutfakta işler iki mekân içinde yürütülür. Birincisi tandır ve ocağın bulunduğu mekân, ikincisi malzemelerin bulunduğu kayıt damı (kiler)dır.71 Yemek yapımında kullanılan araç gereçler arasında topraktan yapılmış çömlek ve tandır ikilisinin ayrıcalıklı bir yeri vardır. Yöresel yemeklerden en önemlileri düğü çorbası, sütlü çorba, ağpakla, nohutlu yahni, kayısı dolması, gendirme, dıvıl ayva dolması ve dolaz''dır:

Düğü çorbası:

Tereyağının içine salça konup kavrulduktan sonra su ilave edilir ve içine düğü (ince bulgur) atılır.



Sütlü çorba:
Kaynamış bulgura ya da düğüye süt ilave edilerek pişirilir.

Ağpakla (Kuru fasulye): Yörede kuru fasulyeye ağpakla denir. Beyaz fasulye, yağ ve kemikli et karışımı bir çömleğe konur. Çömlek yufka ekmeğinin pişirildiği tandıra gömülür. Gömülü olduğu yerde üç dört saat pişer.

Nohutlu yahni: Yapılış şekli biraz ağpaklaya benzer. Soğan ve koyun eti yağda kavrulur. Kavrulan malzeme bir gece önceden suda bekletilen nohutla birlikte çömleğe konur. Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda köz haline gelmiş ateşin içine gömülerek pişirilir.

Kayısı dolması: Genellikle bitirgen denen tatlı kayısıdan yapılır. Eğer kayısı tatlı değilse pişirirken içine pekmez ilave edilir. Parça et veya kıyma ile kayısılar çömlekte pişirilir.

Gendime: Bir tavanın içine tereyağı konur. Soğan ve salça eklenerek kavrulur. Bu karışımın içine yarma katılarak biraz daha kavurmaya devam edilir. Diğer yanda kurutulmuş kemik çömleğin altına konur. Kavrulmuş yarma da eklenip, üstünü örtecek şekilde su ilave edilir. Çömleğin ağzı kapatılarak tandırda pişirilir.

Dıvıl:

Haşlanmış patates bulgur ile yoğrulup küçük köfteler halinde yağda kızartılır.


Ayva dolması:

Ayvaların içi oyulduktan sonra düğü ve kıyma karışımı ile doldurulur. Tepsiye dizilir. Pişerken üzerine su ve pekmez ilave edilir.


Dolaz:

Yumurta, süt veya su ile un karıştırılır. Daha önceden kızdırılmış olan yağ karışımın üzerine dökülür, iyice kavrulur. Lengere denen kalaylanmış yayvan bakır tabağa yerleştirilip üzerine şeker kestirmesi veya bal dökülür.



5) Kapadokya''da El Sanatları

Kapadokya''nın tarihi ve doğal zenginliği çağlar boyunca bölge insanı tarafından doğal malzemelerle yoğrulup bütünleşmiş ve sanata dönüşmüştür. Kapadokya halkının geçim kaynağı olan uğraşlarda, bu doğal ve kültürel varlığın mirası önemli yer tutmaktadır. Kültürel mirası canlı tutmasının yanında ekonomik bir getirişi de olan el sanatları çömlekçilik, halı (kilim) dokumacılığı, el yapımı bebek üretimi ve oniks taş işlemeciliğidir.

Çömlekçilik

Çömlekçiliğin Kapadokya''daki geçmişi, Hititler''e kadar uzanmaktadır. Anadolu''da çömlek yapımı Neolitik devirde (İ.Ö. 7000''li yıllar) Çatalhöyük''te başlamış, İ.Ö. 2000''lerde Mezopotamya''dan ticaret için gelen Asurlular Hititler''e çömlek yapımını öğretmişlerdir. Bu el sanatı bölgede yaşayan medeniyetler tarafından bugünlere kadar sürdürülmüştür. Kapadokya''nın toprak kaplarıyla (çömlek) ünlü yöresi Avanos''tur. Volkanik bir arazi üzerine kurulu olan ilçe, bir yandan Kızılırmak''m getirdiği nitelikli çamur, öte yandan yakın çevredeki elverişli kil yatakları dolayısıyla yoğun bir seramik üretimi için uygundur. Çeşitli işlemlerden geçilerek üstün nitelikli bir seramik hamuru haline getirilen yağlı kırmızı toprak basit görünüşlü atölyelerde şekil kazanır.

Yerli halkın "işlik" veya "çanakhane" adını verdiği atölyeler, güneş almayan gösterişsiz mekânlardır. Zemini toprak olan bu atölyelerde bir ila dört arasında tezgah bulunur. Kapıya yakın, ışık alan bir duvar kenarına kurulan tezgâha bölgede "çıkrık" adı verilir. Çamur teknelerinde suyla karıştırılarak bekletilen çamur bir süre sonra kıvamını bulur, elde edildiği yatağın türüne göre silisli, gevşek, yumuşak veya yağlı, sert ya da milli özellikler gösteren çamur türlerine göre üretilecek kap türü de seçilir. Malzemenin zenginliği, çömlek ustasına farklı büyüklükte seramikler hazırlama imkânı tanır. Ayakla çevrilerek hareket verilen çark üzerindeki çamur topağı dönmeye başladığında, birkaç dakika içinde incelip yükselmeye başlayan kütle sonunda inanılmaz bir şekil kazanır. Çarkta çekilen formlar ustaca yerinden kaldırılıp "yanalak" adı verilen havadar bir tezgâh üzerinde kurumaya bırakılır. Bu sırada boyama ve cila işlemleri gören kaplar yeterince kuruduktan sonra fırınlara istiflenir. 600-700 °C civarında bir ısıda pişirilen kaplar sertleşerek istenen özelliğe kavuşturulur.

Formlar ve boyutlar ihtiyaca ve çamur türüne göre şekillenir. Geleneksel üretim, boyları 20 cm''den 1.5 m''ye kadar değişen, çömlek, küp, testi ve güveçlerden oluşan işlevsel gereçler üretimidir. Son yıllarda Hitit ve Frig seramikleri başta olmak üzere, Anadolu''nun en eski formlarını tekrarlayan hediyelik eşya üretimi başlamıştır.

Günümüzde Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerde, hatta Avrupa''nın büyük kentlerinde dekoratif aksesuarlar satan mağazaların vitrinlerini süsleyen Avanos yapımı testiler, antik çanak, çömlek reprodüksiyonları bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir.

Halı-Kilim Dokumacılığı

Kapadokya''da Bizans döneminden bu yana sürdürülen dokumacılık, bir ara eski yaygınlığını yitirmiş ancak yörede turizmin gelişmesiyle yeniden canlanmıştır.

Halı dokumacılığı en çok Ürgüp ve Avanos''ta, kilim dokumacılığı ise Kozaklı ve Gülşehir''de yaygındır. Avanos''ta çubuk desenli, parçalı kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.

Dokuma ürünlerin, yer halısı ve kilim, sedir ve divan örtüsü, yastık halısı, seccade olmak üzere çeşitleri mevcuttur. Yörede kök boyası kullanılarak dokunan eski halılarda çoğunlukla Selçuklu motifleri hakimdir. Ama bugünkü motiflerde çevre yörelerin etkisi görülmektedir.

Başka bir dokuma türü de "culfa" adı verilen kaba kumaş dokumasıdır. Culfa tezgahlarında dokunan bu kumaşlar şalvar yapımında ve bele sarılan şal kuşaklar için kullanılır. Çoğunluğu Ürgüp ve Göreme''de bulunduğu tesbit edilen bu tezgahlarda bugün üretim yapılmamaktadır.

Kapadokya''da çok sayıda bulunan halı satış mağazalarında sadece yöreye ait olan halı ve kilim örnekleri sergilenmemekte, Türkiye''nin hemen her bölgesine ait halı ve kilim türleri bulunmaktadır.

El Yapımı Bebekler

El yapımı ünlü Kapadokya bebeklerinin yapım merkezi, Ürgüp''e 50 km. uzaklıktaki Soğanlı Köyü''dür. Çok değil, bundan birkaç yıl öncesine kadar fakir bir köy olan Soğanlı, bu bebeklerin yapımı sayesinde gelişerek müreffeh bir köy olma niteliği kazanmıştır.

Oniks-Taş İşlemeciliği

Kapadokya''nın günlük yaşamı üzerinde eskiden beri taşların büyük etkisi olmuştur. Taşın konut, ibadethane, mimari dışında kullanıldığı bir başka alan da süs eşyası üretimidir.

Özellikle Hacıbektaş çevresinde yoğun olan oniks taşı, sarı, pembe, kırmızı, beyaz renklerdedir. Damarlı taş adı verilen birden fazla rengi içeren çeşitleri de bulunmaktadır. Üzerine çeşitli motifler işlenen ve biçimlendirilen oniks taşı kişisel süs eşyası ve ev aksesuarı yapımında kullanılır. Geçmişte, özellikle Hacıbektaş dergâhına bağlı kişiler arasında Teslime Taşı olarak bilinen kolyelerin yapımında kullanılmıştır.

El Sanatları Ürünlerinin Satış Yerleri

Kapadokya''da satışa sunulan el sanatları ürünleri daha çok halı-kilim; çanak, seramik ve oniks taşından yapılmış aksesuar ağırlıklıdır. El sanatları ürünlerini turistik eşya olarak satan mağazalar Avanos, Ürgüp, Uçhisar, Göreme, Ortahisar, Nevşehir, Derinkuyu, Çavuşin ve Soğanlı Köyü''ndedir.

Avanos''ta 13 adet halı ve kilim satış yeri, 47 adet çanak ve seramik atölyesi ve bunlara ait satış yeri bulunmaktadır. Ürgüp''te 32 turistik eşya satış yerinin 24''ünde halı ve kilim satışı yapılmaktadır. Ürgüp''te bir El Sanatları Çarşısı da mevcuttur. Uçhisar''da 6 adet halı satış yeri, 4 adet oniks taşı satış yeri bulunmaktadır. Göreme''de 6 adet turistik eşya satış yeri vardır. Bunların üçünde halı ve kilim satılmaktadır. Ortahisar''da 1 adet halı satış yeri, 2 adet oniks taşı satış yeri bulunmaktadır. Nevşehir kent merkezinde 2 adet Derinkuyu''da 1 adet halı ve kilim satış yeri vardır. Çavuşin''de 1 adet oniks taşı satış yeri bulunmaktadır. Soğanlı Köyü''nde köylüler tarafından yol üzerine kurulan tezgahlarda el yapımı bebekler satılmaktadır.

6) Düğün ve Doğum Gelenekleri

Düğün-Nişan, Kız İsteme Gelenekleri

Nevşehir yöresinin geleneksel söz kesme, nişan ve düğün gelenekleri şehir merkezlerinde sürdürülmemekte, bu gelenekler köylerde devam ettirilmektedir.

Söz bağlama, düzen bozma, bayrak kaldırma, övülme, kız başı yıkama, seysana, saçı, kakül kesme, nahıl övme ve karınca yürüyüşü gibi gelenekler köylerde devam eden düğün, nişan ve kız isteme geleneklerindendir.

Söz Bağlama; Kız isteme esnasında, gelenlere sözü bağlama işareti olarak bir çift çorap verilir. Böylece söz kesilmiş olur.

Düzen Bozma; Düğünden bir hafta önce, şehir pazarına gidilerek erkek tarafının gelinin, kız tarafının da damadın ihtiyaçlarını almasına "düzen bozma" denilmektedir.
Bayrak Kaldırma; Bayrak kaldırma töreni ile düğünün olacağı topluma haber verilir.

Kız Başı Yıkama; Düğünün ilk günü "kız başı yıkama" günüdür. Kına gecesi geleneği halen devam etmektedir.

Övülme (kına gecesi);

Kına gecesinin bir başka adı da övülmedir. Gelin odanın bir köşesine oturtulur. Avucuna kına ve para konur. Daha sonra avucu açılmaya çalışılır, gelin direnir. Kınayla paranın gelinden alınıp damada ulaştırılmasının bereket getireceğine inanılır.



Seysana; Gelinin baba evinden alınıp koca evine götürüleceği gün, önce toplu halde yerine getirilen çeyiz götürme geleneğidir.

Saçı; Gelin, damat evine geldiğinde damat veya babası tarafından "saçı" denen metal para ve leblebi karışımı gelinin üstüne saçılır.

Kakül Kesme; Düğün bittikten bir gün sonra kadınlar tarafından yeni evli gelinin evine gidilerek kakül kesme geleneği yerine getirilir.

Nahıl Övme; Ürgüp ve yöresindeki bazı köylerde evlenecek erkeğin uğurunun açılması, toplumda prestijinin yükselmesi için "nahıl övme" adı verilen bir gelenek yaygındır. Bu işlemden önce "güvey donatma" işlemi gerçekleştirilir. Nahıl, yaklaşık iki metre yüksekliğinde tahta iskeletin üzeri renkli kağıtlarla süslenerek yapılır. Erkeğin gelecek hayatının aydın olması dileğiyle üzerine dört mum konur.

Karınca Yürüyüşü; Nar Köyü ve çevresinde gelin almada "karınca yürüyüşü" geleneği vardır. Yengeler üçer üçer ard arda dizilirler. Gelin üçüncü sıradadır. Alay, karınca yürüyüşü denen çok ağır ve kısa adımlarla düğün evine ulaşır. Karınca yürüyüşünün altında kız babasını gücendirmeme düşüncesi yatmaktadır.

Doğum Gelenekleri

Doğumdan önce anne adayı hızlı giden at arabasına bindirilir. Aynı şey çocuğu olmayan kadınlara da yapılır. Çocuk doğduğunda hafifçe dağlanırsa ya da ince elenmiş toprağa yatınlırsa güçlü ve dayanıklı olacağına inanılır. Bu geleneklerin önemli bir kısmı terkedilmiştir. Ancak nazar, al basması, kırk karışması gibi gelenekler halen varlığını korumaktadır.



7) Kapadokya''da Özel Günler ve Festivaller

Nevşehir kent merkezinde ve ilçelerinde farklı gün ve haftalarda kutlamalar ve festivaller düzenlenmektedir Örneğin Nevşehir''in il oluşu, Temmuz ayında ilde resmi düzeyde kutlanmaktadır. Nevşehir il merkezinde Türkmen Sofrası Şöleni geleneksel olarak devam etmektedir. Hacıbektaş İlçesinde Hacı Bektaş-ı Veli''yi anma töreni, Ürgüp İlçesinde bağbozumu festivali ve şarap yarışmaları her yıl belirli günlerde yapılmaktadır. Avanos İlçesinde de Uluslararası El Sanatları Festivali düzenlenmektedir.

İstanbul Anadolu Yakası Nevşehirliler Derneği - Adres: İçmeler Mahallesi Aydınlı Yolu Caddesi Yeşilova Sokak No:8/2 Tuzla / İSTANBUL Tel: 0216 493 06 50 Fax: 0216 493 04 50 Designed B.Heyula !